Dünyanın en çok kullanılan flört uygulamalarından Tinder, yaklaşık on yıl aradan sonra kapsamlı bir marka kimliği değişikliğine gitti. New York merkezli tasarım ajansı Porto Rocha tarafından hazırlanan yeni kurumsal kimlik, dijital flört alışkanlıklarında yaşanan dönüşüme uyum sağlamayı hedefliyor.
Yeni marka kimliği farklı ilişki deneyimlerine odaklanıyor
Tinder'ın yenilenen iletişim stratejisinde, uygulamanın yalnızca romantik ilişkiler için değil; arkadaşlık, kısa süreli tanışmalar ve farklı sosyal bağlar kurmak isteyen kullanıcılar için de bir platform olduğu vurgulanıyor.
Bu doğrultuda marka, yeni iletişim dilini temsil etmesi amacıyla "T" isimli kurgusal bir flört danışmanı karakterini tanıttı. Geleneksel ilişki köşelerinden ilham alan bu karakter, Tinder'ın değişen bakış açısını kullanıcılarla buluşturacak.

Logo ve görsel kimlik güncellendi
Marka yenilemesi kapsamında Tinder'ın logosu da modern bir görünüme kavuştu. Tamamı büyük harflerle tasarlanan yeni yazı karakterinin, markaya daha güçlü ve özgüvenli bir kimlik kazandırması amaçlanıyor. Uygulamanın simgesi haline gelen alev logosu ise daha sade ve keskin hatlarla yeniden tasarlanırken, görsel kimlikte de önemli değişiklikler yapıldı.
Renk paleti genişletildi
Tinder, yeni marka kimliğinde yalnızca kırmızı ve pembe tonlarıyla sınırlı kalmayarak mavi ve yeşil gibi farklı renkleri de kullanmaya başladı. Şirkete göre bu renkler, kullanıcıların platform üzerinde yaşayabileceği farklı deneyimleri ve ilişki biçimlerini simgeliyor.

Görsel anlatımda çeşitlilik ön planda
Yenilenen kurumsal kimlik kapsamında kullanılan fotoğraf ve görsel dil de değiştirildi. Gerçek çiftlerin yanı sıra metaforlar, kültürel semboller ve farklı anlatım tekniklerine yer verilerek günümüzün çok yönlü ilişki anlayışının yansıtılması hedefleniyor.
Porto Rocha imzasını taşıyan yeni tasarım anlayışıyla Tinder, dijital flört ekosistemindeki güçlü konumunu korumayı ve yeni nesil kullanıcılarla daha etkili bir iletişim kurmayı amaçlıyor.





